Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (kesob) Başkanı Bahamettin Öztürk, En Uzun Süre Prim Ödeyen Esnafın En Az Maaş Almasına Tepki Gösterdi
Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı Bahamettin Öztürk, en uzun süre prim ödeyen esnafın en az maaş almasına tepki gösterdi.
Öztürk, yaptığı açıklamada, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Maddeleri içerisinde en uzun süre primi 9 bin günle esnafın yatırdığını belirtti.
Bu ödeme koşullarına rağmen en düşük emekli maaşı da esnaf ve sanatkarın aldığını ifade eden Öztürk, ‘BAĞKUR emeklisi bir vatandaş Ocak ayında 574 lira alırken SSK emeklisi vatandaş 710 lira alacak. Şu an 700 bin esnaf, 600 liranın altında emekli maaşı alarak açlık sınırı olan 862 liranın bile altında kalmaktadır’ dedi.
(SG-MUS-İÇR-NÖZ) – KIRŞEHİR (Anadolu Ajansı)
Sosyal Güvenlik uzmanı Saadettin Orhan, 5434 sayılı yasaya dahil bir polis emeklisine haciz yapılma ihtimalini açıkladı.
Soru: Sadettin Bey, size sormak istediğim, 5434 Sayılı Yasa’ya dahil bir polis emeklisine haciz yapılabilir mi, yapılabilirse nasıl yapılabilir? Benim bir polis emeklisinden alacağım var. Duyduğum kadarıyla emekliye (Bağ-Kur ve SSK) emeklisine haciz yapılamayacağı söyleniyor. Gazetelerden okuduklarıma göre memur emeklisine yapılabileceği yazılmaktadır. Fakat elimde haciz kararı olduğu halde ben, hiçbir şeyi olmayan sadece emekli maaşı olan kişiye nasıl haciz yaptırabilirim? Sanırım 5510 Sayılı Yasa ile yapılamayacağı söylenmektedir ve bildiğim kadar da polis emeklileri 5434 Sayılı Yasa’ya dahil durumda. Buna göre ben bu kişiden alacağımı haciz yoluyla alabilir miyim?
Bana tavsiyeniz nedir? Face Baykan
Cevap: Değerli okurum, bu konuyla ilgili olarak daha önce 3 günlük bir dizi yazı yazmıştım. Ancak konuyla ilgili kafa karışıklığı hâlâ yaşanmaktadır. Dolayısıyla sizin sorunuzu esas alarak memurların haciz konusuna tekrar değinmiş olalım.
Sosyal Güvenlik Reformu yapılırken SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında toplandı. Yeni oluşturulan SGK, çalışan ve emeklilerin tek kurumsal muhatabı haline geldi. Kurumsal anlamda teklik sağlansa da uygulamada, Anayasa Mahkemesi kararı gereği, istenilen standart sağlanamadı. Emekli aylıklarına haciz uygulaması da bu farklı uygulamalara bir örnek teşkil ediyor.
Şu an kamuda memur statüsünde çalışanlar iki farklı statüye ayrılıyor; reform öncesinde göreve başlayan 5434 Sayılı Kanun’a tabi olan iştirakçi memurlar ve reform sonrası göreve başlayan 5510 Sayılı Kanun’a tabi sigortalı memurlar. Dolayısıyla şu anki memur emeklilerinin de dahil olduğu iştirakçi memurlar, haciz uygulaması açısından 5434 Sayılı Kanun’a tabiler. Bunun anlamı ise bu kişilerin emekli aylıklarına haciz konabiliyor olmasıdır. Zira mevcut uygulamada SSK ve Bağ-Kur emeklisinin aylığına emeklinin rızası alınmaksızın haciz konamazken, memur emekli aylıklarına doğrudan haciz konabiliyor. Bunun sebebi ise emekli aylıklarına haciz yolunu kapatan düzenlemenin sadece 5510 Sayılı Kanun’la yapılmış olması. Oysa şu an kamuda çalışan memurların %95′i ve hâlihazırdaki emeklilerin tamamı 5510 Sayılı Kanun’a değil, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi. Buna göre siz de polis emeklisi olan borçlu şahsın maaşına haciz koydurabilirsiniz.
BUGÜN GAZETESİ
Sosyal Güvenlik uzmanı Saadettin Orhan, 5434 sayılı yasaya dahil bir polis emeklisine haciz yapılma ihtimalini açıkladı.
Soru: Sadettin Bey, size sormak istediğim, 5434 Sayılı Yasa’ya dahil bir polis emeklisine haciz yapılabilir mi, yapılabilirse nasıl yapılabilir? Benim bir polis emeklisinden alacağım var. Duyduğum kadarıyla emekliye (Bağ-Kur ve SSK) emeklisine haciz yapılamayacağı söyleniyor. Gazetelerden okuduklarıma göre memur emeklisine yapılabileceği yazılmaktadır. Fakat elimde haciz kararı olduğu halde ben, hiçbir şeyi olmayan sadece emekli maaşı olan kişiye nasıl haciz yaptırabilirim? Sanırım 5510 Sayılı Yasa ile yapılamayacağı söylenmektedir ve bildiğim kadar da polis emeklileri 5434 Sayılı Yasa’ya dahil durumda. Buna göre ben bu kişiden alacağımı haciz yoluyla alabilir miyim?
Bana tavsiyeniz nedir? Face Baykan
Cevap: Değerli okurum, bu konuyla ilgili olarak daha önce 3 günlük bir dizi yazı yazmıştım. Ancak konuyla ilgili kafa karışıklığı hâlâ yaşanmaktadır. Dolayısıyla sizin sorunuzu esas alarak memurların haciz konusuna tekrar değinmiş olalım.
Sosyal Güvenlik Reformu yapılırken SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında toplandı. Yeni oluşturulan SGK, çalışan ve emeklilerin tek kurumsal muhatabı haline geldi. Kurumsal anlamda teklik sağlansa da uygulamada, Anayasa Mahkemesi kararı gereği, istenilen standart sağlanamadı. Emekli aylıklarına haciz uygulaması da bu farklı uygulamalara bir örnek teşkil ediyor.
Şu an kamuda memur statüsünde çalışanlar iki farklı statüye ayrılıyor; reform öncesinde göreve başlayan 5434 Sayılı Kanun’a tabi olan iştirakçi memurlar ve reform sonrası göreve başlayan 5510 Sayılı Kanun’a tabi sigortalı memurlar. Dolayısıyla şu anki memur emeklilerinin de dahil olduğu iştirakçi memurlar, haciz uygulaması açısından 5434 Sayılı Kanun’a tabiler. Bunun anlamı ise bu kişilerin emekli aylıklarına haciz konabiliyor olmasıdır. Zira mevcut uygulamada SSK ve Bağ-Kur emeklisinin aylığına emeklinin rızası alınmaksızın haciz konamazken, memur emekli aylıklarına doğrudan haciz konabiliyor. Bunun sebebi ise emekli aylıklarına haciz yolunu kapatan düzenlemenin sadece 5510 Sayılı Kanun’la yapılmış olması. Oysa şu an kamuda çalışan memurların %95′i ve hâlihazırdaki emeklilerin tamamı 5510 Sayılı Kanun’a değil, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi. Buna göre siz de polis emeklisi olan borçlu şahsın maaşına haciz koydurabilirsiniz.
BUGÜN GAZETESİ
Hükümetten işçi ve işverene müjde! Emekli maaşları da yeniden düzenlenecek.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı. Yasaya göre, KİT’ler ile müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri, kamu bankaları, belediyeler, il özel idareleri ile tüzel kişiler veya müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşların, devlete ait borçlarına karşılık gayrimenkullerinin Maliye Bakanlığınca satın alınması uygulamasına, 2014 yılı sonuna kadar devam edilecek.
Finansal faaliyet harcına tabi tutulan her banka şubesi için, her yıl ve nüfus esasına göre farklı tutarlarda harç tahsil edilecek ve maktu vergi tutarları yeniden belirlenecek.
Bu çerçevede, Harçlar Kanununa ekli 8 sayılı tarifede değişiklik yapılacak. Buna göre, katılım bankaları dahil, banka kuruluş ve faaliyet izin belgeleri; ”Türkiye’de kurulan bankalar ile yabancı bankalarca Türkiye’de açılan merkez şubelere ilişkin izin belgeleri (her yıl için)” ile ‘’serbest bölgelerde faaliyet göstermek üzere kurulan bankalar ve açılan yabancı banka şubelerine ilişkin belgeler (her banka, her şube ve her yıl için)” 200 bin TL olarak uygulanacak. Bankalar, serbest bölgelerdekiler de dahil olmak üzere açılan şubeleri (yabancı bankalarca serbest bölgelerde açılan şubeler hariç) için düzenlenen belgelere (her şube ve her yıl için) bir önceki takvim yılı başındaki nüfusa göre; nüfusu 5 bine kadar olan belediyelerde 12 bin TL, nüfusu 5 bin ile 25 bin arasında olan belediyelerde 36 bin TL, nüfusu 25 binden fazla olan belediyeler ile serbest bölge sınırları içinde 48 bin TL ödeyecek.
-SENDİKALARIN YETKİ SORUNU-
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde, 1 Ağustos 2010 tarihinden itibaren kendisine gönderilen üyelik ve istifa bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işçi bildirilerini esas alacak. Bu tarihe kadar bakanlıkça yayımlanmış olan en son işçi ve üye istatistikleri geçerli olacak.
Kısa çalışma taleplerinin uygunluk tespiti için yapılan denetim giderleri, İşsizlik Fonundan karşılanacak. Kısa çalışma ödeneği için 2008 ve 2009 yılında uygulanan esaslar, 2010′da da devam edecek.
İlk defa işe alınan ve çalıştırılanlar için sigorta primlerinin işveren hissesine ait tutarlarının, İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasına ilişkin hüküm 2010′da da uygulanacak.
-YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ-
Türkiye dışında ikamet eden yabancılar, çalışma izni başvurularını bulundukları ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yapabilecek. Temsilcilikler, bu başvuruları doğrudan Bakanlığa iletecek. Bakanlık, ilgili mercilerin görüşlerini alarak başvuruları değerlendirecek. Durumu uygun görülen yabancılara çalışma izni verilecek. Bu izin, çalışma vizesi ve ikamet izninin alınması halinde geçerlilik kazanacak. Çalışma izin belgesini alan yabancıların, bu belgeyi aldıkları tarihten itibaren en geç 90 gün içinde ülkeye giriş vizesi talebinde bulunmaları, ülkeye giriş yaptıkları tarihten itibaren de en geç 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına ikamet tezkeresi almak için başvurmaları zorunlu olacak.
Türkiye’de geçerli ikamet izni olan yabancılar veya bunların işverenleri, başvurularını, Bakanlığa yurt içinden de yapabilecek. Mesleki hizmetler kapsamında çalışacak yabancılara akademik ve mesleki yeterlilik ile ilgili işlemleri tamamlanıncaya kadar, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir yılı geçmemek üzere ön izin verilebilecek.
Mesleki eğitim alanı dışında istihdam edilecek yabancı uyruklu personel için kanunda belirtilen görüşler alınmayacak. Bu kişiler, akademik ve mesleki yeterlilik ile lisans talep ve yeterlilik uygulamasına tabi olmayacak.
Çalışma izinleri, ikamet sahibi yabancılar veya bunların işverenlerinin Bakanlığa yazılı talebi üzerine, çıkarılacak yönetmelik hükümlerine göre verilecek ve uzatılacak.
Usulüne uygun olarak yapılan başvurular, belgelerin tam ve eksiksiz olması kaydıyla Bakanlık tarafından en geç 30 gün içinde sonuçlandırılacak.
İşgücü yetiştirme faaliyetleri ve sonuçları, Denetim Kurulu tarafından denetlenecek. İhtiyaç duyulması halinde birden fazla Denetim Kurulu oluşturulabilecek. Denetim raporları Kurula bildirilecek.
-TEŞVİKLER VE MAAŞ ARTIŞI-
49 ilde uygulaması yapılan ve 31 Aralık 2007′den önce tamamlanan yatırımların sigorta primi işveren hissesi teşvikinin uygulama süresi, 31 Aralık 2012 tarihine kadar uzatılacak.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen geçici madde ile de emekli maaşları yeniden düzenlenecek. Buna göre, ilk 6 ay için en düşük emekli aylığı yüzde 20,4, en yüksek emekli aylığı yüzde 4,64 oranında artırılacak. 2010 yılı Temmuz ayı TÜFE artışlarıyla birlikte en düşük emekli aylığındaki artış yüzde 24,2, en yüksek emekli aylığındaki artış yüzde 7,8 oranında gerçekleşecek.
-BELEDİYE BORÇLARI-
Yasayla, belediyelerin gerek uzlaşma kapsamındaki borçlarına gerekse uzlaşma kapsamındaki idarelere olan ve 31 Aralık 2006 tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş olup uzlaşma sağlanamamış borçlarına karşılık yapılacak kesintilerin, tek bir mevzuatta düzenlenmesi ve böylece uygulamada tüm borçların bir arada değerlendirilmesi de öngörülüyor.
İlgili idarelerin 1 Mart 2010 tarihinden önce doğmuş borçları ile bu tarihten önce Hazinece verilen garantilerden veya ikrazen kullandırılan kredilerden kaynaklanan Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Hazine alacakları için genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından, bu idarelere ayrılacak paylardan yapılacak kesinti oranı yüzde 40 ile sınırlandırılacak. İlgili idarelerin mevcut borçları için yapılacak kesintide sınır korunacak ancak yeni oluşacak borçların zamanında ödenmesi teşvik edilecek. Bu amaçla yeni borçlar için kesinti sınırı uygulanmayacak.
Ayrıca, yapılacak kesintilerin oranlarını; alacakların nevine, alacaklı kuruluşlara, borçlu kuruluşların belirlenecek kriterler çerçevesinde borç ödeme kapasitelerine göre gruplandırmak suretiyle ayrı ayrı veya topluca belirleme, kesinti ve mahsup işlemlerine ilişkin diğer usul ve esasları tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
-İŞSİZLİK ÖDENEĞİ-
Türkiye İş Kurumu tarafından, sigortalı işsizlere 1 Ekim 2008 ile 1 Eylül 2009 tarihleri arasında yapılan işsizlik ödeneği ödemeleri üzerinden damga vergisi alınmayacak, bu ödemelerle ilgili tarh veya tahakkuk eden vergi, vergi cezası ve gecikme faizi ile gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecek. Ancak, tahsil edilmiş tutarlar iade edilmeyecek.
Serbest bölgelerde faaliyet göstermek üzere kurulan bankalar ve açılan yabancı banka şubelerine ilişkin belgelerle, bankaların açılan şubelerine ait belgelere yönelik yıllık harçlar, 2010 yılı için, kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde ödenecek.
Yasanın; ilk defa işe alınanların sigorta primlerinin işveren hissesinin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması, emekli maaş artışları ile 31 Aralık 2007′den önce tamamlanan yatırımların sigorta primi işveren hissesi teşvikinin uygulama süresini 31 Aralık 2012′ye kadar uzatan maddeleri, 1 Ocak 2010′dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Tasarının yasalaşmasının ardından Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı teşekkür konuşmasında, çok önemli bir düzenlemenin kabul edildiğini bildirdi. Şimşek’in konuşmasının ardından Başkanvekili Sadık Yakut, bugün saat 14.00′te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
BUGÜN GAZETESİ