SSK Sorgulama

Etiketler:

SSK Sorgulama, emeklilik detaylarınızı ve ssk numaranızı öğrenmek ve detaylı SSK bilgilerinizi görmek için aşağıdaki adımları takip ediniz.

Daha önceden basit bir sorgu ekranıyla SSK Sorgulama yapılabiliyor, ssk hizmet dökümü alınabiliyordu ancak yeni e-devlet sisteminde bu eski kolay sistem ne yazıkki değiştirildi.

Devletin aşağıdaki sitesinden  SSK Sorgulaması yapabilirsiniz. Ancak siteye üye olmanız gerekiyor.

Üyelik için bir kaç farklı yol var ve ne yazıkki hiç biri çok kolay değil.

https://www.turkiye.gov.tr/

1. e-devlet şifresi

e-devlet şifrenizi, herhangi bir PTT şubesine giderek alabilirsiniz. Şifrenizi alabilmeniz için kimliğinizle birlikte giderek, 1 TL başvuru ücreti vermeniz gerekiyor. Şifrenizi kaybederseniz tekrar almak için 10 TL vermeniz gerekiyor.

Şifrenizi aldıysanız e-devlet sistemine giriş yapmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

https://giris.turkiye.gov.tr/Giris3/sifreGiris?actionName=sifreGiris

Giriş yaptıktan sonra; 4A Hizmet Dokumu linkine tıklarsanız SSK Hizmet Dökümünüz listelenecektir.

https://www.turkiye.gov.tr/portal/dt?channel=hizmet&hizmet.hizmetKodu=929

2. Mobil İmza

Mobil İmza için Turkcell veya Avea’ya başvuruda bulunabilirsiniz.

Ücretler için operatörlerin ilgili sayfasına bakabilirsiniz.

Turkcell Mobil İmza Bilgi Sayfası için lütfen tıklayınız

Avea Mobil İmza Bilgi Sayfası için lütfen tıklayınız

3. Elektronik İmza

Elektronik imza, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından onaylı Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcılar tarafından sunulmaktadır. Bu firmaların listesi ve diğer bilgilere www.tk.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

4. T.C. Kimlik Kartı

T.C Kimlik Kartı, yakın gelecekte kanuni olarak nüfus cüzdanın yerine geçerek, vatandaşlık kartı olarak kullanılacaktır. T.C Kimlik Kartı, yapılan pilot uygulama kapsamında, Boluda ikametgahi olanlara

verilmektedir. T.C. Kimlik Kartı ile giriş yapabilmeniz için iki yöntem bulunmaktadır.

SİGORTALI HİZMET DÖKÜMÜ İÇİN SSK SİCİL NUMARASINDAN SORGULAMA

SSK SORGULAMA · SSK SİCİL NO İLE SORGULAMA · TC KİMLİK NO İLE SORGULAMA. SİGORTALI HİZMET DÖKÜMÜ İÇİN TC KİMLİK NUMARASINDAN SORGULAMA · SSK Sorgu

İlgili aramalar: sosyal güvenlik kurumu sorgulama,ssk ile sorgulama,sosyal sigortalar sorgulama,ssk sorgulama,sosyal sigorta kurumu sorgulama,sosyal sigortalar kurumu sorgulama,hizmet dökümü,sosyal güvenlik kurumu hizmet dökümü,ssk dökümü,ssk döküm,sss hizmet dökümü,sosyal sigorta hizmet dökümü,sosyal sigortalar hizmet dökümü,sosyal sigorta kurumu hizmet dökümü,sorgulama tc,ssk ssk hizmet dökümü,ssk hizmeti dökümü,ssk bilgi dökümü,ssk hizmet d,ssk hizmet kurumu,sgk sorgulama,sosyal sigortalar kurumu prim,sigorta sorgula,sigorta sorgulama,sosyal güvenlik kurumu no sorgulama,ssk no,sosyal güvenlik kurumu prim sorgulama,sosyal sigortalar kurumu prim öğrenme,ssk pri sorgulama,ssk pırım sorgulama,ssk primi sorgulama,sosyal sigortalar prim sorgulama,ssk primleri sorgulama,sosyal sigortalar kurumu prim sorgulama,ssk prin sorgulama,ssk sorgulama prim sorgulama,ssk sorgulama prim,prim sorgulama ssk,ssk prim sorgu,ssk prim sor,ssk numara sorgulama,ssk no ile sorgulama,ssk no bulma,ssk no sor,ssk no ile ssk sorgulama,ssk no sorgu,sosyal güvenlik kurumu hizmet sorgulama,ssk.gov.tr

28 Mayıs 2011
Okunma
bosluk

ne zaman emekli olabilirim

Ssk’dan emekli olabilmeniz için 3 şartında yerine gelmesi gerekir

1.Tamamlamanız gereken sigortalılık süresi (Hizmet Yılı)
2.Tamamlamanız gereken yaş
3.Tamamlamanız gereken prim

Aşağıdaki tablolardan kadın ve erkeklerin “ne zaman emekli olabilirim” sorusuna cevap bulabilirsiniz

SSK’na Göre Normal Şartlarla Emekli Olacak ERKEKLER İçin Hesaplama Tablosu

Erkek Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı
İşe Başlama Tarihi Tamamlaması gereken sigortalılık süresi Tamamlaması gereken yaş Tamamlaması gereken prim ödeme süresi
08.09.1976 ve daha öncesi 25 Yok 5000
09.09.1976-23.05.1979 25 44 5000
24.05.1979-23.11.1980 25 45 5000
24.11.1980-23.05.1982 25 46 5075
24.05.1982-23.11.1983 25 47 5150
24.11.1983-23.05.1985 25 48 5225
24.05.1985-23.11.1986 25 49 5300
24.11.1986-23.05.1988 25 50 5375
24.05.1988-23.11.1989 25 51 5450
24.11.1989-23.05.1991 25 52 5525
24.05.1991-23.11.1992 25 53 5600
24.11.1992-23.05.1994 25 54 5675
24.05.1994-23.11.1995 25 55 5750
24.11.1995-23.05.1997 25 56 5825
24.05.1997-23.11.1998 25 57 5900
24.11.1998-08.09.1999 25 58 5975
09.09.1999-Reformun yürürlük tarihine kadar – 60 7000
Reformun yürürlük tarihinden itibaren 2035’e kadar – 60 9000(Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarakVe 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.)

B- İlk Defa 08.09.1999- Reformun Yürürlük Tarihi Arasında Sigortalı Olan Erkeklerin Emekliliği

İlk defa 08.09.1999 tarihi ile sosyal güvenlik reformunun yürürlük tarihleri arasında çalışmaya başlayan SSK sigortalılarına aşağıdaki şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacaktır;

a) Erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,

b) Erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,

Emeklilik primi ödemiş olmaları şartı ile emekli aylığına hak kazanacaklardır.

Yani, reformun yürürlük tarihinden önce işe girmiş olanlar için halen geçerli olan emeklilik yaşları ve şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

Halen hem memurlar, hem Bağ-Kur’lular hem de SSK’lılar için kadınlarda 58 ve erkeklerde de 60 yaş sınırı 1999’dan beri uygulanıyor.

Ayrıca, yaşlılıktan emeklilik de sistemin sigortası işlevini görüyor. Yani, kadınlarda 58 ve erkeklerde de 60 yaşına gelmesine rağmen prim gün sayısı yeterli olmayanlar da 5400 günle emekli olabiliyor.

ERKEK
YILLAR YAŞ
2008-2035 Değişmiyor
2036-2037 61
2038-2039 62
2040-2041 63
2042-2043 64
2044’ten itibaren 65

C- İlk Defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra Sigortalı Olan Erkeklerin Emekliliği

İlk defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra sigortalı olacak erkekler için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 60, 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2044 yılında 65’e ulaşacaktır. Yıllar itibarıyla erkek sigortalılar için emeklilik yaşları aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi artacaktır.

Ancak, reformdan sonra işe girenlerde 2036 yılına kadar yaş koşulu değişmemekle birlikte prim gün sayısı 7000 gün sayısı her yıl 100’er gün artırılarak (7100, 7200, 7300… gibi) uygulanacak. Bu süre, 2028 yılında 9000′e ulaşacak. İlk defa 2028 yılında işe girecek olan bir sigortalının emekliliğinde 9000 gün prim ödeme şartı aranacak.

SSK’na Göre Normal Şartlarla Emekli Olacak KADINLAR İçin Hesaplama Tablosu

Kadın Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı
İşe Başlama Tarihi Tamamlaması gereken sigortalılık süresi Tamamlaması gereken yaş Tamamlaması gereken prim ödeme süresi
01.04.1981 öncesi 20 Yok 5000
01.04.1981-08.09.1981 20 38 5000
09.09.1981-23.05.1984 20 40 5000
24.05.1984-23.05.1985 20 41 5000
24.05.1985-23.05.1986 20 42 5075
24.05.1986-23.05.1987 20 43 5150
24.05.1987-23.05.1988 20 44 5225
24.05.1988-23.05.1989 20 45 5300
24.05.1989-23.05.1990 20 46 5375
24.05.1990-23.05.1991 20 47 5450
24.05.1991-23.05.1992 20 48 5525
24.05.1992-23.05.1993 20 49 5600
24.05.1993-23.05.1994 20 50 5675
24.05.1994-23.05.1995 20 51 5750
24.05.1995-23.05.1996 20 52 5825
24.05.1996-23.05.1997 20 53 5900
24.05.1997-23.05.1998 20 54 5975
24.05.1998-23.05.1999 20 55 5975
24.05.1999-08.09.1999 20 56 5975
09.09.1999-Reformun yürürlük tarihine kadar Yok 58 7000

Reformun yürürlük tarihinden itibaren 2035’e kadarwww.sskemekli.com
Yok 58 9000(Kanunun yürürlüğe girdiği tarihle 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak Ve 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.)

B- İlk Defa 08.09.1999- Reformun Yürürlük Tarihi Arasında Sigortalı

Olan Kadınların Emekliliği
www.sskemekli.com
İlk defa 08.09.1999-08.09.1999 tarihi ile sosyal güvenlik reformunun yürürlük tarihleri arasında işe giren kadın sigortalılara Sosyal Sigortalar Kanuna göre aşağıdaki şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacaktır.

a) Kadın ise 58 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,
b) Kadın ise 58 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,

Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartı ile yaşlılık (emekli) aylığına hak kazanacaklardır. Yani, 08.09.1999 tarihinden sonra sigortalı olan kadınlar kademeli emeklilikten yararlanamayacaklardır.

C- İlk Defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra Sigortalı Olan kadınların Emekliliği

İlk defa reformdan itibaren sigortalı olacak kadınlar için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 58, 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2048 yılında 65’e ulaşacaktır. Yıllar itibarıyla kadın sigortalılar için emeklilik yaşları aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi artacaktır. www.sskemekli.com

KADIN
YILLAR YAŞ
2035’e kadar Değişmiyor
2036-2037 59
2038-2039 60
2040-2041 61
2042-2043 62
2044-2045 63
2046-2047 64
2048’den itibaren 65

SSK’lı özürlüler için bağlanacak aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamayacaktır.

Rapor oranı ve derecesi

Sigortalılık I. Derece II: Derece III: Derece

başlangıcı (Yüzde 80+) (Yüzde 60-79) (Yüzde 40-59)

05.08.1991 ve 15 yıl- 15 yıl- 15 yıl-

daha önce 3.600 gün 3.600 gün 3.600 gün

06.08.1991- 15 yıl- 15 yıl, 8 ay- 16 yıl,

05.08.1994 3.600 gün 3.680 gün 3.760 gün

06.08.1994- 15 yıl- 16 yıl, 4 ay- 17 yıl,

05.08.1997 3.600 gün 3.760 gün 3.920 gün

06.08.1997- 15 yıl- 17 yıl, 18 yıl,

05.08.2000 3.600 gün 3.840 gün 4.080 gün

06.08.2000- 15 yıl- 17 yıl, 8 ay 19 yıl,

05.08.2003 3.600 gün 3.920 gün 4.240 gün

05.08.2003’den 15 yıl- 18 yıl- 20 yıl-

sonra 3.600 gün 4.000 gün 4.400 gün

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

Sakatlık indirimi bulunan 15 yılda emekli olabilir

Sakatlık indirimi bulunan 15 yılda emekli olabilir

01.09.1978 doğumluyum. 09.12.1997 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaktayım. Doğuştan özürlüyüm. %52 özürlü raporum var. Son baktığımda 4820 ödenmiş prim günüm olduğunu gördüm. Buna göre ne zaman emekli olabilirim? Özürüm doğuştan olduğu için “Erken emekli olamazsın” diyen bile oldu.

CEVAP: Özrünüz % 60’ın altında olduğu için malulen emekli olamazsınız. Ancak sigortalı bir işte çalışırken Defterdarlıktan “Sakatlık İndiriminden Faydalanabilir” yazısı alabilirseniz; üçüncü dereceden engelli olarak 18 yıl ve 4080 günle Sigorta’dan erken emekli olabilirsiniz. Gününüz dolmuş. Sakatlık indiriminden faydalanırsanız 18 yılınızın dolduğu 19.12.2015 tarihinde emekli olursunuz. Veya 20 yıl, 54 yaş ve 5975 günle NORMAL emekli olursunuz.

> MK / BURSA

05.05.1972 doğumluyum. İlk sigorta giriş tarihi ise 16.01.1990. SSK’da 3913 günüm var, Bağ-Kur’da da 1 yıl 6 ay ödenmiş primim var. 2 aydan beri SGK primi ödüyorum. Bu arada rahatsızlandım, şizofreni teşhisi kondu, yüzde 45 özürlü raporum var. Bu şartlarda SGK’dan emekli olabilir miyim?
CEVAP: Öncelikle geçmiş olsun, şifalar dileriz. Sigortalı bir işte çalışırken Defterdarlığa müracaat edip, “Sakatlık İndiriminden Faydalanabilir” yazısı alabilirseniz, SSK’dan 15 yıl ve 3600 günle emekli olursunuz. Verdiğiniz bilgilere göre15 yılınız ve gününüz dolmuş. Yazıyı alırsanız hemen emekli olursunuz.

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

Malul çocuğu olan anne erken emekli olabilir

Engelli bir çocuğu bulunan ve hem çocuğuna bakıp hem de çalışan bir okuyucumuz emeklilik hakkında ne tür bir kolaylık olduğunu sormaktadır. Okuyucumuzun bize gönderdiği mail oldukça uzun olmasına rağmen biz ancak soysa güvelik boyutu açısından değerlendirmemizi yapıyoruz.

Benzer durumda olan annelerinde bilgilendirilmesi için genel bir çerçeve çizerek engelli malul çocuğu olan annelerin çalışmalarının nasıl değerlendirildiğini ele alacağız.

Bu köşede birkaç defa belirtmiş olmama rağmen 5510 sayılı Soysa Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun sosyal güvenlik sistemimize getirmiş olduğu iki önemli yenilik özellikle kadın çalışanları yakından ilgilendirdiği için tekrar hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz.

Bu iki önemli yenilikten birincisi hiç şüphesiz doğum sebebiyle çalışma hayatından uzak kalan kadın çalışanların çalışmadıkları süreleri doğum borçlanması yolu ile hizmetlerine saydırmalarıdır. Doğum borçlanması olarak adlandırılan bu hakkın kadın çalışanlara verilmiş olması uygulamadaki bazı eksikliklere rağmen çok önemlidir. Temenni ediyoruz ki uygulamaya yönelik eksik kalan kısımlarında gelecek günlerde giderilmesi ile kanunun öngördüğü şekilde uygulamasını bulacaktır.

Doğum borçlanması konusunu köşemizde birkaç kez sizlerle paylaştığımız için tekrar üzerinde durmuyoruz. Yalnız, son günlerde gelen elektronik postaların çok önemli bir kısmı maalesef doğum borçlanması ile alakalıdır. Bu sorulardan iki noktanın anlaşılmadığını görüyoruz.

Bunlardan birincisi, sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce doğum yapan kadınlar borçlanma yapamaz. SGK uygulaması bu yöndedir. İkincisi ise ilk defa sigortalı çalışmaya başladıktan sonra doğum yapan kadınlar ise doğumdan sonraki çalışmadıkları süreleri iki yılı ve en fazla iki doğumu geçmemek üzere borçlanabilirler.

5510 sayılı Kanunla kadın çalışanlara verilen ve en az birincisi kadar hatta daha önemli olan bir diğer hak ise engelli-malul çocuğu bulunan annelerin daha erken yaşta emekli olabilmeleridir. Buna göre;

Yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu olan annelere, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenmekte ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de ayrıca indirilmektedir. Şöyle ki,

Bir yıl içinde 360 gün prim ödeyen kadın sigortalının malul çocuğu varsa ilave olarak 90 daha hizmet kazanmaktadır. Bu şekilde hem prim gün sayısı artmakta hem de bu ilave süreler yaş hadlerinden düşmektedir.

Tabii ki bu hakkın bir başlangıç tarihi var. Kanuna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışan ve aynı zamanda özürlü malul çocuğu bulunan kadınlar daha az süre prim ödeyerek daha erken emekli olabilecektir.

Özürlü malul çocuğu bulunan anneler, ister 4/a sigortalısı olarak hizmet akdi ile çalışsın, ister 4/b sigortalısı olarak bağımsız çalışsın, isterse 4/c sigortalısı olarak devlet memuru olarak çalışsın erken emekli olma hakkına sahiptir. Belirtelim ki; bu haktan 4/b sigortalısı sayılan isteğe bağlı sigorta primi ödeyen annelerde yararlanabilir.

Hemen belirtelim ki, sigorta prim gün sayısına ilave edilecek süre, malul çocuğun ölmesi, maluliyet halinin ortadan kalkması, kadın boşanmış ise velayetin babaya verilmesi, malul çocuğun 828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre koruma altına alınması yada çocuğun bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz sürekli ve yatılı olarak faydalanması halinde sona erer.

Kadın sigortalının hizmetine ilave edilecek ve emeklilik yaşından düşülecek süre, çocuğun başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olma halinin devam ettiği süreyle sınırlı olduğuna göre, ilerleyen dönemlerde çocuğun maluliyet halinin kalkabileceği dikkate alınarak sigortalı annelerin SGK’ya maluliyet tespiti için emeklilik süresini beklemeksizin başvurmalarını öneririz.

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

SGK Başkanı’ndan ürküten iddia

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Emin Zararsız, depo ve eczane kayıtlarında görünen ama aslında olmayan 146 milyon kutu ilaç olduğunu belirterek, “Devletin her bir kutuyu ortalama 10 liradan aldığını hatırlarsak gerisini siz düşünün” dedi. Zararsız, böylece kamunun yaklaşık 1.5 milyar liralık yolsuzlukla karşı karşıya olduğunu ima etti.

SGK Başkanı Zararsız, 2010 yılı uygulamaları ve 2011 yılı hedeflerine ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Zararsız, 1 Ocak 2011 tarihi itibariyle ‘karekodlu’ olmayan ilaçların ödenmeyeceği uygulamasına ilişkin eleştirilere de yanıt verdi.

Türk Eczacıları Birliği’nin iddia ettiği gibi vatandaşın hiçbir ilacı alma sorunu bulunmadığını vurgulayan Zararsız, kamuoyunun yanıltıldığını söyledi. Haziran ayında piyasada bulunanın kat be kat üzerinde ‘geçici’ karekodlu ilaç tespit ettiklerini anlatan Zararsız, “230 milyon geçici karekod bulunmaktaydı. Sektöre bunu rasyonalleştirin, çağrısı yaptık. Böylece yaklaşık 40 milyon numara pasif hale geldi” dedi.

Sistem kayıtlarına göre şuanda 166 milyon 314 bin geçici karekodlu ilaç bulunduğunu belirten Zararsız, “Eczane ve depolardan bize gelen bildirimler 16 milyon kutu ilaç olduğunu gösteriyor ama hadi 20 milyon kutu olsun. Oysa 166 milyon 314 bin stiker bulunuyor” dedi.

HAYALİ REÇETE HAYALİ SATIŞ

Hayali olarak üretilmiş bazı reçeteler ile hayali olarak yapılmış ilaç satışlarının tespit edildiğini anlatan Zararsız, 1 Ocak 2011 uygulamasıyla bu tür hayali satışların önlendiğini vurguladı. Ancak Türk Eczacıları Birliği’nin itirazı üzerine Danıştay’ın 12 Ocak’ta, SGK’nin savunmasını bile almadan yürütmeyi durdurma kararı aldığını söyledi.

1.5 MİLYARLIK YOLSUZLUK

/_np/6521/10366521.jpgBir gazeteci, ‘yani siz olmayan 146 milyon ilacın ortalama 10 liradan devlete satılmak istenerek 1.5 milyar liralık yolsuzluk yapılmaya çalışıldığını mı söylüyorsunuz . Potansiyel 1,5 milyar liralık yolsuzluğu mu önlemiş oldunuz’ sorusuna yanıt verdi. Zararsız, “ 1.5 milyar liralık yolsuzluğu biz 1 Ocak’ta durdurmuştuk ama Danıştay’ın kararının ardından bu orada duruyor” karşılığını verdi.

VATANDAŞ ZORLANMIYOR

Eczane raflarında bulunan 10 milyon ilacın da 3-5 ilaçtan oluştuğunu ve az sayıda eczanede toplandığına da dikkat çeken Zararsız, “Kaldı ki bu ilaçların tamamının orijinal karekodlusu da eşdeğeri de mevcut. Vatandaş orijinal karekodlusunu bulabilme imkanına sahip. Tek bir vatandaşımız, en basit ilacı da en ciddi ilacı da almakta zorlanmıyor. Küçük bir kesimin elindeki ilacın satışını yaptırmak için gürültü koparılıyor” diye konuştu.

TEB 100 MİLYON DİYOR

Başkan Zararsız’ın bu iddialarına karşılık Türk Eczacıları Birliği (TEB) yönetimi, 15 milyonu eczane stoklarında olmak üzere yaklaşık 100 milyon kutu G2D etiketli ilaç bulunduğunu ileri sürüyor. SGK’nin iddia ettiği gibi 146 milyon kutu değil, 100 milyon kutu ilacın stoklarda olduğunu vurguluyor.

Ayrıca G2D’li ürünlerin SGK tarafından kabul edilmeyeceğini 15 ay önce değil 30 Aralık tarihli genelgeyle öğrendiklerini belirtiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun’un 1 Eylül 2010 tarihli genelgesinde G2D etiketli ilaçların son kullanım tarihlerine kadar, eczanelerden satışının uygun olduğunun belirtildiği vurgulanıyor.

TEB 4 Ocak tarihli kamuoyu açıklamasında, “Devletin kural koyucu kurumları arasında tutarlılık olmasını bekleyen bizler, bu nedenle 30 Aralık 2010 tarihine kadar G2D etiketli ilaçların sunumunda herhangi bir sorun olmayacağı gerçeğinden hareket ediyorduk. Eğer iddia edildiği gibi 1 Eylül 2010 düzenlemesinin SGK tarafından göz ardı edileceği bilinseydi, bunca zamandır eczacılar ve tüm dağıtım kanalları G2D’li ürünleri stoklarında tutmaya devam eder miydi” diye soruluyor.

Türkiye’de eczanelerden sunulan ilaçların yüzde 90’ından fazlasının kamu tarafından alındığı anımsatılarak, “Sağlık otoritesi tarafından son kullanım tarihine kadar hastaya sunumuna izin verilmiş, milli servetin bir parçası olan milyonlarca kutu ilacın, Türkiye’nin bu gerçeği göz önüne alındığında; geri ödeme kurumu tarafından kabul edilmemesi demek vatandaşın bu ilacı parasını ödeyerek almasından başka bir anlam taşımamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu yetkililerince basında ifade edildiği gibi, hastalarımızın deyim yerindeyse kapı kapı dolaşarak ilaç araması ise; sağlık ve eczacılık gerçeği ile bağdaşmadığı gibi, hastalar için zulüm demektir” deniliyor.

EMEKLİ MAAŞLARI

Başkan Zararsız, basın toplantısında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 2010 yılı ikinci yarısının TÜFE artışı oranında zam yaptıklarını belirtti. 60 liralık zammın ise torba yasa tasarısının yasalaşmasından sonra yansıtılacağını kaydetti. Yasanın Şubat ayına yetişmesi durumunda emekli maaşına hem Ocak hem de Şubat ayından doğan 60 liralık zammın yansıtılacağını anlattı.

Çalışan kadınların, doğum borçlanmalarındaki 300 gün sınırlamasının kaldırıldığını anımsatan Zararsız, kadınların çalışmaya başladıktan sonraki iki doğumunu da borçlanma olanağına kavuştuğunu söyledi.

HASTANELERE UYARI

Başkan Zararsız, hastalardan usulsüz olarak ‘fark ücreti’ alan hastanelerini de uyardı. Bu konuda kendi müfettiş grubuyla yaygın denetime başladıklarını belirten Zararsız, “ Hastanelere sesleniyorum. Fark ücreti alınmaması gereken alanlarda fark ücreti alınmasının tespiti halinde sözleşmenin feshine kadar giden cezalar var. Oranların yetiyor olup olmaması başka tartışmadır ve buna Bakanlar Kurulu yetkilidir. Sınıflandırmada hangi oran alınması gerekiyorsa onun üzerinde tek bir kuruş alınmasına müsamaha olamaz” dedi.

SOSYALİST DEVLET DEĞİLİZ

Şeker hastalarının şeker ölçüm çubuğunun ödenmediğine ilişkin şikayetler konusunda ise Zararsız, “Her strip için 0.55 kuruş öderken artık 50 kuruştan 70 kuruşa kadar ödeme yapacağız. Sosyal devlet hiçbir zaman sosyalist devlet anlamına gelmez. Biz ortalama fiyatları ödemeye devam edeceğiz” dedi.

Zararsız, sigara içenlerden ‘sağlık vergisi’ alınmasına ilişkin çalışmanın devam ettiğini belirtti.

kaynak:hürriyet

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

Çalışanların Yıllık İzin Süreleri

İşverenlerce işçilere verilecek yıllık ücretli izinlerin usul ve esasları 4857 sayılı İş Kanununun 53 üncü maddesine göre belirlenmektedir.

İzin Süresinin Tespiti (4857/53 Md.)

İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.

Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,

b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,

Az olamaz.

Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

Yıllık Ücretli İzine Hak Kazanma

Yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir. Bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.

Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanun veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler de, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında birleştirilerek göz önünde bulundurulur.

Yıllık Ücretli İznin Uygulanması

Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.

Bu iznin yukarıda belirtilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Ancak, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.

İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemeleri halinde ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır.

İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde İş Kanununun 17 nci maddesinde belirtilen bildirim süresi ile 27 nci maddesi gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.

İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.

İzin İsteğinin Zamanı

İşçi hak ettiği yıllık ücretli iznini, kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce işverene yazılı olarak bildirir.

Toplu İzin

İşveren veya işveren vekili Nisan ayı başı ile Ekim ayı sonu arasındaki süre içinde, işçilerin tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabilir.

Toplu izin dönemleri, bu dönemlerde henüz yıllık ücretli izin hakkını kazanmayan işçileri de kapsayacak şekilde belirlenebilir.

Mevsimlik veya Kampanya İşlerinde Yıllık Ücretli İzin

İş Kanununun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sözü geçen ve nitelikleri yönünden bir yıldan az süren mevsim veya kampanya işlerinin yürütüldüğü işyerlerinde devamlı olarak çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlere ilişkin madde hükümleri uygulanmaz.

Kısmi Süreli ve Çağrı Üzerine Çalışmalarda Yıllık Ücretli İzin

Kısmi süreli ya da çağrı üzerine iş sözleşmesi ile çalışanlar yıllık ücretli izin hakkından tam süreli çalışanlar gibi yararlanır ve farklı işleme tabi tutulamaz.

Kısmi süreli ya da çağrı üzerine iş sözleşmesi ile çalışanlar iş sözleşmeleri devam ettiği sürece her yıl için hak ettikleri izinleri, bir sonraki yıl izin süresi içine isabet eden kısmi süreli iş günlerinde çalışmayarak kullanır.

Yukarıdaki esaslara göre izine hak kazanan kısmi süreli ya da çağrı üzerine çalışan işçilerle tam süreli çalışan işçiler arasında yıllık izin süreleri ve izin ücretleri konularında bir ayrım yapılamaz.

Geçici İş İlişkisiyle Çalışan İşçilerin Yıllık Ücretli İzinleri

Geçici iş ilişkisi ile çalışan işçilerin yıllık ücretli izinleri hakkında, geçici iş sözleşmesinde aksi belirtilmediği takdirde,4857/53 Md. hükümleri uygulanır.

İzin Kurulunun Oluşumu

İşçi sayısı yüzden fazla olan işyerlerinde işveren veya işveren vekilini temsilen bir, işçileri temsilen iki kişi olmak üzere toplam üç kişiden oluşan izin kurulu kurulur.

İzin Kurulu Bulunması Zorunlu Olmayan İşyerleri

İşçi sayısı yüzden az olan işyerlerinde; izin kurulunun görevleri, işveren veya işveren vekili veya bunların görevlendireceği bir kişi ile işçilerin kendi aralarında seçecekleri bir temsilci tarafından yerine getirilir.

Yıllık Ücretli İzinlere İlişkin İşverenin Yükümlülükleri

İşveren; çalıştırdığı işçilerin izin durumlarını gösteren, yıllık izin kayıt belgesini tutmak zorundadır.

İşveren, her işçinin yıllık izin durumunu aynı esaslara göre düzenleyeceği izin defteri veya kartoteks sistemiyle de takip edebilir.

Ücretin Ödenmesi

İşveren veya işveren vekili, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izine başlamadan önce peşin olarak vermek veya avans olarak ödemek zorundadır.

Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.

Kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışanlara; izin dönemine rastlayan çalışması gereken sürelere ilişkin ücretleri, yıllık izin ücreti olarak ödenir.

Mehmet Fatih Geleri

İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

İş ve Sosyal Güvenlik&Tazminat Hesaplama/Bilirkişi

fatihgeleri@gmail.com

Diğer makaleleri

-Yeni Borçlar kanunu işçi işveren yükümlülükleri

-2011 Yılında sigorta primine tabi tutulmayacak ödemeler

-Özürlü çalışanlarla ilgili olarak İşkur’a onaylatılacak belge ve fazla çalışma onayı

-Özel Eğitim Kurumlarında İhbar ve Kıdem Tazminatı

-İkale Sözleşmesi İle Fesih Ve Sonuçları

Sigorta primine esas olan ve olmayan kazançlar

15 Yıl 3600 günle kıdem tazminatı alabilme şartları

Özel Eğitim Kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının SGK uygulamaları

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

Esnaf anneler doğum borçlanması istiyor

Doğum borçlanması 2 yıl önce SSK’lılar için getirildiğinde bir çok anneye emeklilik umudu olmuştu. Ancak aradan geçen zamanda gerek SGK uygulaması ve gerekse de annelerin bu yeni haktan yeterince haberdar olamaması nedeniyle başvurular yetersiz kaldı.

Bu arada esnaf anneler de haklı olarak doğum borçlanması yapmak istiyor. Memur anneye, işçi anneye verilen doğum borçlanması hakkının Bağ-Kur’lu annelerden esirgenmesi de anlamsız geliyor.

Okurumuz NACİ AVCI, “Eşim 01.05.1981-82 yılları SSK’lı çalışmış. 1995-96 yılları Bağ-Kur’lu. 27.07.2006’da doğum yaptı. Çocuk yaşıyor. 2008 yılından bu yana SSK’lı çalışıyor. Doğum borçlanması yapabilir mi?” diye soruyor.

5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin (a) bendine göre kadın sigortalıların doğum

nedeniyle çalışamadıkları en fazla iki defa olmak üzere ikişer yıllık sürelerinin

borçlandırılmasında sigortalının doğumdan önce 4/ (a) bendi kapsamında tescil edilmiş olması ve adına kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmiş olması yeterli sayılacaktır. Doğumun çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçekleşmesi şartı aranmayacaktır. Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalının işvereninden belge istenilmeksizin Kurum hizmet kayıtlarından tespiti yapılarak sonuçlandırılmaktadır.

Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalıların doğum yaptığı tarihten sonra adına primi ödenmiş süreler borçlanma hesabında dikkate alınmayacak, doğum borçlanması yapılacak sürede çocuğun vefat etmesi halinde vefat tarihine kadar olan süreler

borçlandırılacaktır. İlk doğumunu yaptıktan sonra iki yıl dolmadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süreyi borçlanabilecektir.

Borçlanılacak sürelere ait prim tutarı, sigortalıların veya hak sahiplerinin talepte bulundukları tarihte yürürlükte olan asgari ücretle ve asgari ücretin 6,5 katı olan SGK tavan tutarı arasında sigortalının kendisi tarafından belirlenecek tutarın yüzde 32’si oranında hesaplanacaktır. Asgari ücretle borçlanma tutarı 796,50 * 0,32= 254,88 TL olacaktır.

Tavan tutardan borçlanma tutarı ise 5.177,40 * 0,32= 1.656,77 TL olacaktır.

Hesaplanan borç, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde sigortalı veya hak sahipleri tarafından Kuruma ödenmelidir. Süresi içinde tebliğ edilen borcunu ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı aranacaktır.

Genel çerçevesini çizdiğimiz üzere doğum borçlanması hakkı Bağ-kur’luya verilmemektedir. 1995-96 yılları arasında Bağ-Kur’lu olmasından dolayı 27.07.2006’da yaptığı doğumu borçlanamayacaktır. Yani, son defa 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı olduğundan borçlandırılmamaktadır.

Umarız hazır TBMM’de plan ve bütçe komisyonunda görüşülmekte olan bir torba kanun var. Buraya bu haksızlığı da çözecek ve Bağ-kur’lu annelere de borçlanma hakkı verecek bir düzenleme yapılır.

Resul Kurt / Star

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

SSK Sorgulama

SSK SORGULAMA

SSK Sorgulama ve ya primlerinizi öğrenmek için artık SSK.GOV.TR internet sitesinden yaynlanmamaktadır.

Kişisel bilgilerinin korunması amacı ile bu bilgiler artık ( www.turkiye.gov.tr ) adresinden yaınlanacaktır.

SSK Hizmet Dökümünü nasıl öğrenebilirsiniz.

1.e-Devlet Şifresi

e-devlet şifresi nasıl alınır:

e-Devlet şifrenizi içeren zarfınızı PTT Merkez Müdürlüklerinden, şahsen başvuru ile, üzerinde T.C. Kimlik numaranızın bulunduğu kimliğinizi ibraz ederek temin edebilirsiniz.

Bu uygulama, sizin yerinize başka bir kişinin şifre alıp adınıza işlem yapmasının önüne geçilmesi için gerekmektedir. e-Devlet Kapısı üzerinden verilen hizmetler yüksek güvenlik seviyesi gerektirdiğinden, şifreler başvuru sahipleri için özel olarak oluşturulmaktadır. Bu nedenle ancak kimlik ibrazı ve şahsen başvuru ile şifreler verilmektedir      Şifre ilk alındığında PTT tarafından işlem masrafı olarak 1 TL tahsil edilmektedir. Şifrenin kaybedilmesi, unutulması vb. durumlarda PTT’den alınacak her şifre için ayrıca 10 TL ücret ödenmektedir. Bu işlem masrafı dışında herhangi bir yıllık ücret ödenmesi söz konusu değildir.


2.Mobil İmza:

Mobil İmza Nasıl Alınır:

Cep telefonu ve GSM SIM kart kullanılarak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve ilgili yasal mevzuata uygun olarak ıslak imza niteliğinde güvenli bir biçimde elektronik imza işlemi yapılmasına imkân sağlayan uygulamadır.

Mobil elektronik imza GSM işletmecileri tarafından sunulan bir hizmettir. Mobil imza aboneliği üç aşamadan oluşur. Ön başvuru, Başvuru ve Aktivasyon. Bu hizmeti sunan Turkcell ya da Avea’ya başvurarak ayrıntılı bilgi alabilir ve başvuru yaparak bir mobil imza edinebilirsiniz.

E-devlet Kapısında mobil imza kullanımı için e-Devlet Kapısı’nca herhangi bir ücret talep edilmezken, GSM operatörleri tarafından bir ücretlendirme mevcuttur. Mobil İmza ücretlendirmesi hakkında Turkcell veya Avea’dan bilgi edinebilirsiniz.

3.Elektronik İmza

Elektronik İmza Nasıl Alınır:

Elektronik imza, elektronik ortamda bulunan bir belgeye eklenerek imzalayanın kim olduğunu belirlemeye yarayan veridir. 5070 Sayılı Kanun uyarınca e-imza, ıslak imza ile eşdeğerdedir. E-imza sertifikası dağıtmaya yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından dağıtılan sertifikalar kullanılarak imzalama işlemi yapılır.

Elektronik imza, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından onaylı Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcılar tarafından sunulmaktadır. Bu firmaların listesi ve diğer bilgilere www.tk.gov.tr    adresinden ulaşabilirsiniz.

Elektronik imzanızı çalıştırabilmeniz için öncelikle kart sürücü yazılımını kurmanız gerekmektedir. Bu yazılım elektronik imza ile beraber gönderilen CD veya diğer medyalar içerisinde bulunabilir veya e-imzanızı aldığınız firmanın internet sitesinden edinilebilir. Bilgisayarınıza kurulan program ile elektronik sertifikanıza giriş gerçekleştirebiliyorsanız sertifikanız kullanıma hazırdır.

4.T.C. Kimlik Kartı

T.C. Kimlik Kartı Nasıl Alınır:

T.C Kimlik Kartı, yakın gelecekte kanuni olarak nüfus cüzdanın yerine geçerek, vatandaşlık kartı olarak kullanılacaktır. T.C Kimlik Kartı, yapılan pilot uygulama kapsamında, Bolu ilinde ikamet eden vatandaşlarımıza verilmektedir. T.C. Kimlik Kartı ile giriş yapabilmeniz için iki yöntem bulunmaktadır.


Standart Kart Okuyucu ile giriş: T.C Kimlik Kartı ve PIN ile giriş yapabilirsiniz. Bilgisayarınızda standart kart okuyucunun sürücüsü ve AKİS sürücüsü kurulu olmalıdır.

Kart Erişim Cihazı ile giriş: Sahip olduğunuz bir KEC ile www.turkiye.gov.tr’nin belirleyeceği politika ile giriş yapabilirsiniz. Giriş, ilk etapta Kart, PIN ve Parmak İzi üçlüsü kullanılarak yapılacaktır. Bu yöntem standart kart okuyucuya göre çok daha güvenli bir giriş yöntemidir. Bilgisayarınızda KEC Sürücüsü ve OYA kurulu olmalıdır.


Aşağıdaki Linki kopyalayı, tarayıcınıza yağıştırın,

ssk hizmet dökümü ve ssk sorgulama nızı yapabilirsiniz

https://giris.turkiye.gov.tr/Giris2/gir?hk=929

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

Memuriyeti Devam Etmeyen İştirakçinin Özürlülükten Emeklilik Koşulları Farklıdır

Soru: 01.01.1973 doğ. 18.10.1989′da başlayan SSK sigortalılığında 192 gün çalıştıktan sonra Kasım 1993 ayında askere gittim. 18 aylık askerliğimden sonra 05.08.1996′da uzman erbaş olarak göreve başladım. 16.09.2010 tarihinde sağlık nedeni ile sözleşmem feshedildi. 18 aylık askerlik borçlanmasını yatırdım. Şu anda eklem romatizmasından dolayı çalışamayacak durumdayım. Emekli olmak için günüm yeterli mi? Değilse ne kadar gün gerekiyor? Hangi tarihte emekli olabilirim? Vakkas REŞVAN

Cevap: Halen 4/c sigortalısı konumunda olmadığınız için özürlü emekliliği bakımından 5434 sayılı Kanundaki 15 yılla özürlü emeklilik hakkından yararlanamıyor, 5510 sayılı Kanuna tabi bulunuyorsunuz. Bu bakımdan SGK’ca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, SGK Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranı yüzde 50 ilâ 59 arasında olduğu saptanırsa en az 5 bin 760 günle, yüzde 40 ilâ 49 arasında olduğu saptanırsa en az 6 bin 480 günle emekli olabilirsiniz. Halen fiili hizmet zammı ve askerlik borçlanmanızla birlikte 6 bin 915 gününüz olduğundan gün sorununuz yok. Özür oranınız yüzde 40′tan düşük ise aynı hizmetle 61 yaşını dolduracağınız 2034′te E.S.’dan emekli olabilirsiniz. Bundan sonra bin 260 gün SSK’lı olarak çalışırsanız 51 yaşını dolduracağınız 01.01.2024′te de bu defa SSK’lılıktan normal emekli olabilirsiniz.

Soru: 10.09.1956 doğ. 14.05.1979′da başladığım SSK sigortalılığında askerlik borçlanması dâhil 3 bin 370 günüm var. Sigorta girişinden önce yaptığım 20 aylık askerliğin faydası olur mu? 3 bin 600 günden hangi yaş ve tarihte emekli olurum? Derya GÜMÜŞ

Cevap: Askerlik borçlanmasıyla geriye çekilse de 1976 sonrasında kalan başlangıcınızla kademeye tabi oluyorsunuz. 55 yaşını 23.05.2011′den sonra tamamlayabileceğinizden 3 bin 600 günle emeklilik bakımından 59 yaşına tabisiniz. 23.05.2014′e kadar 3 bin 600 günü tamamlamak koşuluyla 10.09.2015′te 3 bin 600 günle emekli olabilirsiniz. Askerliği borçlanmanız ancak 5 bin günü tamamlamayarak emekli olmayı hedeflediğinizde bu kadar günü tamamlamanızda işe yarar.

Soru: 15.02.1967 doğ. 16.10.1987 tarihinden beri Emekli Sandığı iştirakçisi öğretmenim. Ne zaman emekli olabilirim? Esma KARTAL

Cevap: 23.05.2002′de 20 yılı doldurmanıza kalan süreye göre E.S.’dan emeklilik bakımından 44 yaşına tabi bulunuyorsunuz. 20 yılı tamamlamış bulunduğunuzdan 15.02.2011′de emeklilik hakkına sahip hale geliyorsunuz. Belirtmeliyim ki öğretmenlerin emeklilik taleplerinin Haziran-Temmuz ayları dışında kabul edilmesi görev yaptığınız il içinde sınıf ve branşınızda öğretmen fazlası olmasına ve İdarenin onamasına bağlı bulunmaktadır.

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk

Malul çocuğu olan anne erken emekli olabilir

Engelli bir çocuğu bulunan ve hem çocuğuna bakıp hem de çalışan bir okuyucumuz emeklilik hakkında ne tür bir kolaylık olduğunu sormaktadır. Okuyucumuzun bize gönderdiği mail oldukça uzun olmasına rağmen biz ancak soysa güvelik boyutu açısından değerlendirmemizi yapıyoruz.

Benzer durumda olan annelerinde bilgilendirilmesi için genel bir çerçeve çizerek engelli malul çocuğu olan annelerin çalışmalarının nasıl değerlendirildiğini ele alacağız.

Bu köşede birkaç defa belirtmiş olmama rağmen 5510 sayılı Soysa Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun sosyal güvenlik sistemimize getirmiş olduğu iki önemli yenilik özellikle kadın çalışanları yakından ilgilendirdiği için tekrar hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz.

Bu iki önemli yenilikten birincisi hiç şüphesiz doğum sebebiyle çalışma hayatından uzak kalan kadın çalışanların çalışmadıkları süreleri doğum borçlanması yolu ile hizmetlerine saydırmalarıdır. Doğum borçlanması olarak adlandırılan bu hakkın kadın çalışanlara verilmiş olması uygulamadaki bazı eksikliklere rağmen çok önemlidir. Temenni ediyoruz ki uygulamaya yönelik eksik kalan kısımlarında gelecek günlerde giderilmesi ile kanunun öngördüğü şekilde uygulamasını bulacaktır.

Doğum borçlanması konusunu köşemizde birkaç kez sizlerle paylaştığımız için tekrar üzerinde durmuyoruz. Yalnız, son günlerde gelen elektronik postaların çok önemli bir kısmı maalesef doğum borçlanması ile alakalıdır. Bu sorulardan iki noktanın anlaşılmadığını görüyoruz.

Bunlardan birincisi, sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce doğum yapan kadınlar borçlanma yapamaz. SGK uygulaması bu yöndedir. İkincisi ise ilk defa sigortalı çalışmaya başladıktan sonra doğum yapan kadınlar ise doğumdan sonraki çalışmadıkları süreleri iki yılı ve en fazla iki doğumu geçmemek üzere borçlanabilirler.

5510 sayılı Kanunla kadın çalışanlara verilen ve en az birincisi kadar hatta daha önemli olan bir diğer hak ise engelli-malul çocuğu bulunan annelerin daha erken yaşta emekli olabilmeleridir. Buna göre;

Yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu olan annelere, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenmekte ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de ayrıca indirilmektedir. Şöyle ki,

Bir yıl içinde 360 gün prim ödeyen kadın sigortalının malul çocuğu varsa ilave olarak 90 daha hizmet kazanmaktadır. Bu şekilde hem prim gün sayısı artmakta hem de bu ilave süreler yaş hadlerinden düşmektedir.

Tabii ki bu hakkın bir başlangıç tarihi var. Kanuna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışan ve aynı zamanda özürlü malul çocuğu bulunan kadınlar daha az süre prim ödeyerek daha erken emekli olabilecektir.

Özürlü malul çocuğu bulunan anneler, ister 4/a sigortalısı olarak hizmet akdi ile çalışsın, ister 4/b sigortalısı olarak bağımsız çalışsın, isterse 4/c sigortalısı olarak devlet memuru olarak çalışsın erken emekli olma hakkına sahiptir. Belirtelim ki; bu haktan 4/b sigortalısı sayılan isteğe bağlı sigorta primi ödeyen annelerde yararlanabilir.

Hemen belirtelim ki, sigorta prim gün sayısına ilave edilecek süre, malul çocuğun ölmesi, maluliyet halinin ortadan kalkması, kadın boşanmış ise velayetin babaya verilmesi, malul çocuğun 828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre koruma altına alınması yada çocuğun bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz sürekli ve yatılı olarak faydalanması halinde sona erer.

Kadın sigortalının hizmetine ilave edilecek ve emeklilik yaşından düşülecek süre, çocuğun başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olma halinin devam ettiği süreyle sınırlı olduğuna göre, ilerleyen dönemlerde çocuğun maluliyet halinin kalkabileceği dikkate alınarak sigortalı annelerin SGK’ya maluliyet tespiti için emeklilik süresini beklemeksizin başvurmalarını öneririz.

19 Ocak 2011
Okunma
bosluk
bağkur sorgulama Son Yazılar FriendFeed
safari sapka
safari sapka
polar atkı bere
anorak yelek
Bagkurssk.com Kişisel özverilerle oluşturulmuştur ve Resmi Kurumlar ile doğrudan veya dolaylı hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır.